Blog

ANAKART  ( MAINBOARD )

Modern Bilgisayarların en temel ve merkezi birimidir. Tüm donanımları birbirine bağlar ve iletişimini sağlar, bu sayede ortaya bir bilgisayar çıkar. Anakart bilgisayarın olmazsa olmazı olduğu için bir bilgisayar tanımlandığı zaman Anakartından tanımlanır.

Anakart üzerinde, Mikro işlemci (CPU) yuvası, Bellek yuvaları, genişleme yuvaları, BIOS, diğer kartlar için genişleme yuvaları ve diğer yardımcı devlereler (sistem saati, kontrol devreleri) yer almaktadır.

Önemli Bilgi : Bazı durumlarda CPU, Bellek, GPU ve bazı birimler Anakarta lehimli olabilir. Bu durumda lehimli olan birimler değiştirilemez ve sabittir. Örnek verecek olursak, MAC bilgisayarların geneli, AIO bilgisayarlar ve Dizüstü bilgisayarlar.

Bir PC’nin hangi özelliklere sahip olabileceğini belirleyen en önemli bileşendir. Çünkü Anakart üzerindeki elektronik bileşenler; bu PC’ye  hangi tür işlemciler takılabileceğini , maksimum bellek kapasitesinin ne kadar olabileceğini, bazı bileşenlerin hangi hızlara çıkabileceğini, hangi yeni donanım teknolojilerini destekleyeceğini belirler.

Anakartların temel görevi, üzerinde olan birimler ve genişleme yuvalarına takılacak birimler arasında veri akışını sağlamaktadır. Anakart, üzerindeki tüm birimler, yonga seti (Chipset) adı verilen entegre devrelere bağlıdır. Bu entegreler, Anakartın beynidir ve tüm sistemin uyumlu şekilde çalışmasını sağlar.

  • Anakart bileşenleri, veri (BUS) adı verilen iletken hatlar ile veya doğrudan yonga setine bağlıdır.
  • Anakart üzerindeki iki temel yonga seti, farklı birimlerin çalışmasını kontrol eder.
  • Ayrıca saat frekansı sinyali sistemin bir düzen içinde çalışmasını sağlar.

Önemli Bilgi : Yeni nesil Anakartlar da tek Chipset bulunmaktadır. Bunun sebebi bazı görevleri işlemcinin üslenmesidir. Örnek vericek olursak Z77, Z87, Z97 Chipset modelleri buna örnektir.

Yonga Seti ( Chipset )

Yonga seti (Chipset) Anakartın «beynini» oluşturan entegre devrelerdir. Bunlara bilgisayarın trafik Polisleri diyebiliriz: işlemci, ön bellek, sistem veri yolları, çevre birimleri; kısacası PC içindeki her şey arasındaki veri akışını denetler.

Günümüzde en yaygın yonga seti INTEL ve AMD tarafından üretilmektedir. Bu firmalar sadece kendi mikro işlemcilerine uygun yonga seti üretmektedir. Chipsetlerdeki gelişmeler İşlemcilerdeki gelişmelere paralel olarak ilerlemektedir. Yeni bir RAM yada veri yolu teknolojisi geliştirildiği zaman bunu işlemciye aktaracak olan Chipsetlerde geliştirilir.

  • Kuzey Köprüsü : RAM – Mikro İşlemci – Ekran kartı arasındaki veri iletişimini Düzenler
  • Güney Köprüsü : PCI veri yolları – Portlar ve Mikro işlemci arasındaki veri iletişimini düzenler.

FSB ( Front Side Bus )

Sistem veri yolu hızdır. Birimi MHz dir. İşlemci ve RAM arasındaki veri iletişim hızını ifade eder. İşlemci, RAM, Anakart alırken FSB uyumluluğuna dikkat edilmelidir.

Veri Yolları

Anakart üzerindeki bileşenlerin birbiri ile etkileşiminde bulunmasını sağlarlar.  ISA veri yolu kullanımı tamamen terk edilmiştir. Yeni üretilen ek donanım birimleri PCI  veri yolu destekleyecek şekilde üretilmektedir. Ekran kartları için kullanılan AGP veri yolu ise yerini daha hızlı veri akışı sağlayan PCIe veri yoluna bırakmıştır.

ISA ( Industry Standart Architecture )

1984 yılında geliştirilmiş bir veri yoludur. Günümüz Anakartlarında kullanılmayan veri yoludur.

PCI ( Peripheral Component Interconnect )

Günümüz masaüstü bilgisayarlarda en çok kullanılan veri yoludur. Teorik olarak saniyede en fazla 133MB/s ulaşmaktadır

AGP ( Accelerated Graphics Port )

Hızlandırılmış grafik port’u anlamına gelen AGP, ekran kartıları için kullanılan veri yoludur. AGP veri yolları Pentium2 ve üstünü destekleyen Anakartlarda bulunmaktadır.

AGP veri yolunu sadece ekran kartları kullanmakdadır. Bu nedenle veri yolunun tüm bant genişliği ekran kartları için çalışmış olmaktadır. Günümüzde Kullanılmamaktadır.

AGP 1x 256MB/s,  AGP 2x 512MB/s,  AGP 4x 1.066GB/s,  AGP 8x 2.132GB/s Hızlarına ulaşmaktadır.

PCIe ( PCI Express )

PCI Express, en gelişmiş veri yolu teknolojisidir. Günümüzde ekran ve ses kartları bu veri yolunu kullanır.

Geçit başı 2,5 Gbit/s hıza kavuşabilir.

USB (Universal Serial Bus)

USB dış donanımların bilgisayar ile bağlantı kurabilmesini sağlayan seri yapılı bir bağlantı biçimidir. Son sürümü 3.1'dir. 1,22 GByte/sn'lik aktarım hızı vardır.

Standart bir USB 2.0 veriyolu 5.00 volt, 500 mA çıkış verirken USB 3.0 veriyolu 900 mA çıkış değerine sahiptir.USB 3.1 ise 9.00 volt çıkış verebilmektedir. Tak Çalıştır (plug and play, PnP) özelliğinden dolayı birçok cihazın bağlantısında kullanılmaktadır.

USB 1.0 1.5 MB/s,  USB 2.0 60 MB/s,  USB 3.0 600 MB/s,  USB 3.1 1.22 GB/s Hızlarına teorik olarak ulaşabilir.

Kasa içerisindeki Portlar ve konektörler

Portlar ve Konektörler, Anakartın giriş/çıkış birimleri ile bağlantı kurduğu özel yapılardır. Portların bir kısmı kasanın içindedir ve bu portlara harddisk gibi kasa içine monte edilen birimler bağlanır. Bazı portlarda kasa yüzeyine Anakarta monteli şekilde bulunur.

Floppy Bağlantısı : Disket sürücüsünün Anakarta bağlanması için kullanılır.

IDE bağlantısı : ATA Harddisk ve CD sürücülerini Anakarta bağlanması için kullanılır.

SATA konektörü : Serial ATA  (SATA) birimi, günümüz HDD ve Optik (CD ve DVD) sürücülerinin kullandığı bağlantı türüdür. SATA saniyede en az 150 MB/s  veri akışını desteklemektedir. Sata kabloları çok daha incedir.

Fan Konektörü : Soğutucu fanların kablosunun takıldığı yerdir. Bu bağlantı sayesinde fan kontrolü sağlanır. İsteğe bağlı olarak Fanın deviri (Dönüş Hızı) ayarlanabilir.

ATX Konektörleri : Güç kaynağının Anakarta bağlantı konektörlerdir.

USB Konektörü : Çeşitli çevre birimlerini Anakarta bağlamasını sağlayan portlardır. Yazıcı, Mause, Klavye ve benzeri bir çok cihaz bu portu kullanır.

Sistem Panel Konektörleri : Anakartın kullanıcılar tarafından kontrol edilmesini veya sistemin çalışma durumunu ledlerile bildirmesini sağlayan paneldir.

Sistem Güç Led’i : YEŞİL 3’pin PLED -  Sabit Disk Aktivite Led’i : KIRMIZI 2’ IDE/LED - Hoparlör : Turuncu 4’Pin Speaker - Güç/Uyku Düğmesi, Yeniden Başlatma Düğmesi : Mavi 2’pin Reset

İşlemci Soketi

Anakart üzerinde İşlemciyi takmak için bir soket veya slot bulunur.

AMD ve INTEL işlemcilerinin kendine ait slotları bulunur. Bunun sebebi her işlemcinin farklı özellikleri ve ihtiyaçlarının bulunmasıdır.

En Temel fark işlemci slotunda pin olup olmamasıdır. AMD işlemcilerinde pinler işlemci üzerimde bulunur bu nedenle Anakart üzerindeki slotta pin bulunmaz. Intel işlemcilerde ise tam tersi olup işlemci üzerinde pin bulunmaz ve pin Anakart üzerinde işlemci slotunda bulunur.

Bellek Yuvaları

Sistem belleklerinin (RAM Bellek) takıldığı yerdir. Chipset’e göre slotta değişiklik olabilir. Örnek vericek olursak, Z77 Chipsette DDR3 Ram kullanılırken Z99 Chipsette DDR4 Ram kullanılmaktadır.

BIOS ve BIOS Pili

BIOS’da  sistem açlışında gerekli olan bilgiler ve sistemin neleri desteklediği ile ilgili bilgiler mevcuttur. Kullanıcı Tarafından değiştirilen bios ayarları CMOS adı verilen chip te tutulur.

BIOS pili ise Anakart üzerinde elektirik akımı olmadığı durumlarda CMOS daki bilgilerin tutulması amacı ile kullanılan çok küçük bir güce sahip pildir.

Anakart Çeşitleri

XT Anakartlar : İlk kişisel bilgisayarlarda kullanılan anakartlardır.  8086 veya 8088 mikroişlemcileri üzerinde sabit olarak taşıyan bu ana kartın ek donanım birimi sadece 8 bit olmalıdır.

AT Anakartlar : Sadece 5 ve 12 volt güç alan anakartlardır. PS/2 desteği yoktur.  ISA, PCI ve AGP veri yolları ve değiştirilebilir işlemci desteği sunar.

ATX Anakartlar : Kendinden önceki ana kart standartlarına göre daha fazla giriş/çıkış birimi sunar. Bellek yuvaları orta kısımda yer alır ve erişimi kolaydır. ATX ana kartları kullanmak için ATX kasalar gerekir.

microATX Anakartlar : ATX anakartlardan tek farkı küçük olmasıdır. mATX anakartlar daha küçük kasalar, ofis ve oturma odası bilgisayarları için geliştirilmiştir. microATX ana kartları kullanmak için ATX ve microATX kasalar gerekir.

Anakart Markaları

Günüzmüzde 3 marka genel kullanım için Anakart üretmektedir.  (MSİ , ASUS ve GIGABAYTE)

Sunucu kısmında ise MSİ, ASUS ve GIGABAYTE’ın yanı sıra Supermicro markasıda ön plana çıkmaktadır.

90 lar ve 2000 li yılların başlarında sayamayacağımız kadar marka ve merdiven altı (noname) tabiri ile satılan ürünler dahi mevcuttu. Fakat günümüzde teknolojinin hızlı ilerlemesi ve aşırı rekabet nedeni ile günümüz de sadece 3 büyük marka kalmıştır.

Anakart Fiyatları

Anakart Fiyatlarını Üzerindeki Chipset ve ek özellikleri belirler. Chipset in fiyata etken olmasının sebebi Anakartın sınırlarını çizmesidir. Bundan kasıt; ne kadar ekran kartı takılabileceği, kaç gb ram desteği bulunabileceği gibi konuları Chipsetin belirlemesidir.

Örnek verecek olursak, Intel tarafında H chipsetler genelde 8 gb ram desteği, 1 Ekran kartı desteği, 4 adet sata desteği bulunur.

Z chipsetler ise 2 adet ekran kartı desteği, 32 gb ram desteği ve 6 civarında sata desteği bulunur. Ek olarak Overclock ve Raid desteği sunar.

X chipsetler ise 4 adet ekran kartı desteği ve 64 gb’a kadar ram desteği, 10 adet sata desteği sunar. Ek olarak Overclock ve Raid desteği sunar.

H Chipset li ortalama bir Anakartın fiyatı 300/600 ? civarında bulunabilir.

Z Chipset li ortalama bir Anakartın fiyatı 800/1000 ? civarında bulunabilir.

X Chipset li ortalama bir Anakartın fiyatı 1500/200? civarında bulunabilir.

Fiyatlar dolar kuru ve rekabet nedeni ile değişiklik gösterebilir.

Coulomb Yasası ve Augustin de Coulomb

Coulomb yasası, ya da Coulomb’un ters kare yasası, bir fizik kanunudur. Elektrik yüklü tanecikler arasındaki elektrostatiği tanımlar. Bu kanun 1785'te Fransız fizikçi Charles Augustin de Coulomb tarafından yayınlanmıştır ve klasik elektromanyetizmadaki önemli bir gelişmedir. Isaac Newton'un Newton'un evrensel kütle çekim yasasına benzer. Coulomb kanunu Gauss kanunundan ve vice versa(bahsi geçen hadisenin tam tersinin de geçerli olduğunu anlatmak için kullanılır)dan türetilmiştir. Kanun elektromanyetizmin prensibi durumuna gelmiştir.

Tarihçe

Antik Akdeniz toplumlarında, kehribar çubuğunun kedi kürküne sürtüldüğünde tüy gibi hafif nesneleri çektiği bilinirdi. MÖ 600'de Miletli Thales statik elektrik üzerine bir takım gözlemler yaptı. Gördüğü şeyi, sürtünmenin mıknatıs görevi gördüğüne yordu. Buna karşın manyetit gibi minerallerin sürtünmeye ihtiyacı yoktu. Thales, bu çekim olayının manyetik alandan dolayı olduğu konusunda yanılıyordu fakat bilim daha sonra manyetizma ve elektriklenme arasında bir bağlantı olduğunu kanıtladı. Elektrik 17. Yüzyıla kadar bir merak olarak kalmıştır. Ardından William Gilbert adında bir İngiliz bilim adamı, mıknatıs taşını kehribarla sürterek oluşan statik elektrikle ilgili elektrik ve manyetizma hakkında araştırmalar yaptı ve bilime Latince bir kelime kazandırdı: electricus. Electricus küçük objelerin sürtündükten sonra birbirini çekme özelliği anlamına geliyordu. Bu kelime İngilizce’de electric ve electricity kelimelerini çağrıştırıyordu ve Thomas Browne’ nin 1646’da kurulmuş olan Pseudodoxia Epidemica’sının ilk baskısında görülmüştü. 18. Yüzyılın ilk araştırmacıları, elektriksel kuvvetin yerçekim kuvveti olayında olduğu gibi(ters kare yasası) uzaklıkla azaldığını saptamışlardır. Elektrikle yüklenmiş olan küreler üzerinde yapılan deneylere dayanarak, İngiliz bilim adamı Joseph Priestley ise elektriksel kuvvetin ters kare yasasına uyduğunu ileri süren ilk kişiydi. Fakat bu konunun detaylarına inemedi.

Coulomb’un burulma terazisi
1769’da İskoç fizikçi John Robison, yüklü iki cismin birbirini itmesi olayının aynı işaretli yüklerle olduğunu deneylerinde gözlemlediğini duyurdu. 1770'lerin başında İngiliz bilim adamı Henry Cavendish, yüklü iki cismin arasındaki kuvvetin bağlı olduğu yük ve uzaklık olgusunu keşfetmişti fakat bu keşfi hiçbir yazılı kaynakta yer almamıştı. Sonunda 1785’de Fransız fizikçi Charles-Augustin de Coulomb, elektrik ve manyetizma hakkında yazdığı ilk üç raporunda bu kanunun kendi kanunu olduğunu belirtti. Yayınlanan bu raporlar elektromanyetizmanın temeli sayılmıştır. Charles-Augustin de Coulomb yüklü cisim arasında itme ya da çekmeyi saptamak için burulma teraziyi kullanmıştır. Daha sonra noktasal iki yükün arasındaki elektriksel kuvvetin yükle doğru, uzaklığın karesiyle ters orantılı olduğunu saptamıştır.

Kanun

Coulomb yasası der ki:

İki noktasal yükün arasındaki elektrostatik kuvvet yüklerin skaler çarpımıyla doğru, aralarındaki uzaklığın karesiyle ters orantılıdır .
Bu iki cismin yüklerinin işaretleri eğer aynı ise(pozitif-pozitif gibi) birbirlerini iterler,eğer farklıysa birbirlerini çekerler .
A graphical representation of Coulomb's law

Coulomb kanunu aynı zamanda basit bir matematik eşitliği gösterir.

 ve 

Daha detaylı incelemek ve öğrenmek için Videoyu izlemenizi öneririm.

Charles Augustin de Coulomb

Charles Augustin de Coulomb, (Doğum. 14 Haziran 1736; Angoulême, Fransa – Ölüm. 23 Ağustos 1806; Paris), Fransız fizikçi.

Coulomb; Angoulême, Fransa'da doğmuştur. Henry Coulomb ve Catherine Bajet'nin oğludur. Paris, Collège des Quatre-Nations'da okumuştur. Pierre Charles Monnier'den aldığı matematik dersleri Coulomb'a tıp eğitimini bırakma kararını almasına yardımcı olmuştur. 1757 ile 1759 arasında Montpellier'e dönmüş, akademiyi bırakmıştır. Babasının onayıyla 1759'da Paris'e dönmüş, Mézières'teki askeri okul giriş sınavlarında başarılı olabilmek için Abbot Camus tarafından yürütülen hazırlık enstitüsüne girmiştir. 1761'de askeri okulu bitirmiş ve Britanya'da bir süre çalıştıktan sonra 1764'te Martinique'da göreve gönderilmiştir. Burada Fort Bourbon'un inşaasında görev almıştır. Coulomb burada sekiz yıl çalışmıştır. Yüzbaşı ünvanıyla döndükten sonra La Rochelle'de çalışmaya başlamıştır. 1789'da Fransız devrimi patlak verdikten sonra görevinden istifa edip emekli olmuştur. Daha sonra ölçüm birimleriyle ilgili olarak tekrar göreve çağrılmıştır. Ulusal Enstitü'nin ilk üyelerindendir. Ancak zaten sağlığı yerinde olmadığından dört yıl sonra Paris'te ölmüştür.

Elektriksel iki yük arasındaki kuvvetin, yüklerin çarpımı ile doğru, yüklerin arasındaki uzaklığın karesiyle ters orantılı olduğunu belirleyen Coulomb kanununu geliştirmiştir. Coulomb, kendi adıyla anılan kanunu, İngiliz meslektaşı Joseph Priestley'nin başlattığı çalışmaları sonucunda geliştirmiştir.

Coulomb, mekanik, elektrik, ve manyetizma'nın tarihinde önemli bir isimdir. 1779'da sürtünme yasalarına ilişkin bir araştırmasını (Théorie des machines simples, en ayant égard au frottement de leurs parties et à la roideur des cordages), 20 yıl sonra da viskozite üzerine bir çalışmasını yayımlamıştır.

1785'te, elektrik ve manyetizma üzerine üç rapor sundu. Coulomb, elektrik yükleri ve manyetik kutupların birbirlerini çekme ve itme kanunlarını açıkladıysa da iki kavram arasında bir ilişki bulamadı. Çekme ve itmenin farklı akışkanlar nedeniyle olduğunu düşünüyordu.

SI sisteminde yükün birimi coulomb, ve Coulomb kanunu, onun adına ithafen verilmiştir.

Kaynaklar